Salı, Mayıs 31, 2005

work out bebe!

Pazartesi

Gururla yazabilirim...
Gece geç saatlere kadar digiturkte en sevdiğimiz dizileri seyrettikten sonra saat 24:00 olmuş olmasına rağmen
Eliptik Bisiklette çalıştım
süre: 30 dakika
max pulse: 172
km: 10,9
harcanan kalori: 250
level: 2

Kendimi iyi hissediyorum. Sadece kendime vermiş olduğum sözü tutmak beni çok mutlu etti.
Bu akşam salona gideceğim çalışmak için ancak akşam geç saatlerde toplantı var. Umarım toplantı, spora gitme planımı aksatmaz.

Spor yapmaya başlamış olma beni çok mutlu ediyor. Ancak bir de her çalışamdan sonra aynada kendimi incecik görmeye çalışmak biraz sinir bozucu. Kendime sürekli bu işin zaman alacağını söylüyorum. Vazgeçersem çok pişman olacağımı söylüyorum.

Buraya yazdıklarımı okumak beni motive ediyor. Bazen sırf yazılanlar ile çelimemek için kendimi zorluyorum.

Kocamın (nam-ı diğer sevgilimin, aşkımın) da gaza gelip spor konusunda daha istekli bir hale nasıl getirebilirim bilmiyorum. Eğer kendisi istemezse sonuca ulaşamayacağımız için ısrar etmiyorum hiç. Aldığım kitabı okusa keşke :((

Pazar, Mayıs 29, 2005

Tüm planlar değişti

Daha önce egzersiz konusundaki planım altta idi. Ancak fiiliyatta olan ise

Pazartesi - 30 dk ev - Bunu yarın yapacağım
Salı- Spor yok - Salona gideceğim
Çarşamba- Spor Salonu - Spora başladım - Doktor randevusu
Perşembe- Spor yok - Spor yapmadım- Salona gideceğim
Cuma- 30 dk ev - Konsere gittik yapmaya vakit olmadı- Spor yok
Cumartesi-Spor Salonu - Kan vs işlemleri yüzünden gidemedim- Salona gideceğim
Pazar- Doğada 1 saat tempolu yürüyüş - İşte bunu yaptık- Bunu yine yapacağız

biliyorum biraz karışık oldu. İşin özü programım 4 haziran cumartesi günü düzene girecek. Doktor randevuları vs derken karıştı işler..

ASIL ÖNEMLİSİ SEVGİLİM VE BEN BUGÜN TAM 6 KİLOMETRE YÜRÜDÜK...

Rejim nasıl gidiyor?

Kötü diyemem. Ama ben kafayı yedim. İnsanın sağlıklı yaşaması hakikaten büyük iş. O kadar çok uymak gereken kural var ki inanılır gibi değil. İçlerinden bana uygun olanları seçmeye çalışıyorum.

Sevgilim bana iyi dayanıyor. Evde sürekli herşeye karışan biri olması çok sıkıcı :(

Ancak kilo vermemiz lazım ve bunun için emek vermemiz lazım. Bu sabah yaptığımız yürüyüş ikimize de çok iyi geldi. Aşkım bunu okurmusun bilmiyorum ama sana sabah beni uyandırdığın ve piknik çantamızı birlikte hazırladığımız için çok teşekkür ederim. Seni Seviyorum birtanem

Yarın evde eliptik bisiklet ile 30-45 dakika arası çalışacağım. (Ne kadar tembellik yapmak istersem isteyeyim yarın akşam günlüğüme çalıştım yazacağım. )

VAZGEÇMEK YOK

Cuma, Mayıs 27, 2005

Kitaplar

Öğle yemeğinde salatamı yedikten sonra Remzi Kitapevi'ne gittim. Amacım daha önce gördüğü Taylan Kümeli' nin kitabını incelemekti ama uzun zamandır raflarda görmediğim Prof. Dr. Osman Müftüoğlu' na ait olan "Hafifleyin Gençleşin" kitabını görünce almadan duramadım.
İçeriği şunu yap bunu yap demekten ziyade açıklayıcı. Aşkımın ve benim beslenme sorunlarımızı daha kolay çözmemize yardımı olur diye düşüyorum.
Yeni bir terim var "Glisemik İndex" . Bu kavramı öğrenmek lazım.

Kitabı daha önce inceleme fırsatım olmuştu ama galiba başucu kitabımı buldum.

Remzi'de Yaşasın Hayat kalmamıştı. Bulunca onu da alacağım.

Evde Kahvaltı

Beni en çok düşündüren ve zorlayan şeylerden biri de sevgilimin beslenmesini kontrol altına alma durumu. Kendimi kontrol altında tutmanın yanısıra aşkımı da denetlemem lazım. Çünkü ipin ucunu hep birbirimizi gaza getirerek kaçırıyoruz biz.

Bu sabah uzuuuun zamandır hiç yapmadığımız evde kahvaltı olayını yaptık. Ben listeme uygun tost yedim, bir tostta aşkıma tabii. Sevgilim torpilli olması nedeni ile 2 yumurta yedi. Yumurta tok tutuyor ve haftada 2 kez yenmesi gerekiyormuş. Hakkını doldurdu artık...

Ama hafta sonu için benim yumurtam var hemde +1 yani peynirsiz kahvaltı edemeyen ben +1 yumurta yiyebilirim...

Evde sürekli sebze yemeği bulunması iyi bir şey. Bugün eve giderken 2 kabak ve 2 patlıcan alıp hafta sonu türlü yapacağım. Hala dün 1 kilo domatesi yok ettiğimize inanamıyorum :)

Bu akşam 30 dakika eliptik bisiklet yapmayı planlıyorum. Yarın sabahta spora gideceğim. Pazar günü Kastamonu pazarına gidip alışveriş yapmayı planlıyoruz. O pazarın ününü çok duydum bakalım...

Evde tartılmıyorum. Tartılardan özellikle uzak duruyorum. Ancak sürekli aynaya bakıp neden bu işe başladığımı kendime hatırlatmam iyi oluyor.

akşam yemeği ile yatmadan önce arasında leblebi ilaç gibi geldi. İyi ki diyetsiyenim ile yapmışız o düzenlemeyi.

İtiraf:

Ben yemek yemeği çok seven bir insanım. Haz duyarak, tadına vararak yemek yemeğe bayılırım. İçinde zeytin, zeytinyağı olması bana daha çok keyif verir.
Tatlılara çok düşkün değilim. Tatlı krizlerim yoktur. Dondurmayı eskiden sevmezdim artık aramasam bile yiyebilirim.
Hayatım çok hareketsiz. Süper hımbılgillerdenim. TV karşısında yayılmanın en önemli aktivite olduğu bir hayatım var. Şu anda hareket etmeye çalışıyorum.
Rejim yapmak hiç keyifli değil. Ancak sebzelere olan düşkünlüğüm işi biraz kolaylaştırıyor.

Hayatımda düzenlemeye çalıştığım konular ise;

1- Kilo mevzusunu çözerek en azından ileri yaşlarda kendimi tadsız tuzsuz yemeklere mahkum etmemek. En azından o yaşlarda da tadımlık dahi olsa yediklerimden keyif alabilmek...

2- Çok zayıf değil ama mütenasip bir bedenle daha aktif ve hareketli olmak, en azından haftada 2 gün spor yapmak

3- Doğa yürüyüşlerini düzenli hale getirmek

4- Rejimimle barışık kalabilmek. Uzun bir dönem olan kilo verme döneminde depresif olmamak. Rejim konusunda ruh hastası olmamak. Bazen yapılan kaçamaklar konusunda kendimi affedebilmek.

5- 6 ay sonra kendime "neden bu işi fırsatın varken halletmedin" dememek. 6 ay sonra normal kilomda olmak

6- 1 Yıl sonra hala normal kiloda olmak

Evde kahvaltı ile başlayıp nerelere kadar geldim.

Perşembe, Mayıs 26, 2005

1. Hafta Sonuçları

Birinci Hafta sonuçları:
900 gram vermişim...

Bana az geldi ama diyetisyenim beklenen sonucun bu oldugunu söyledi. Ayrıca ilk hafta spor da yoktu. Vücud ödemlerinin dağılması için ilk hafta spor vermiyorlarmış.

Görüşmeye gittiğimde moralim çok bozuktu. Kendimi o kadar kötü hissediyordum ki anlatamam. Diyetisyenim sayesinde kendimi toparladım ancak hem diyetle uğraşıp hem de psikologluk yapmak kolay olmasa gerek.

Bazı sorularım vardı aklımda. Birincisi geç kalktığım günler akşam yemeklerinin gece 10' lara kadar sarkmasından huzursuzdum. Gecenin o vakti yemek yemek pek istediğim bir şey değil doğrusu.

İkinci konuda 17' de yediğim ara öğünden sonra iş çıkışı gittiğim spordan eve dönüşümün geç olması ve akşam yemeğinin geç vakitlere kalması.

Üçüncü konu ise, spora gitmedeğim günlerde akşam yemeği ve daha sonraki ara öğün arasında atıştırma ihtiyacı hissetmem.

Üçüne de gerekli cevapları aldım. Yatmadan önce bir kez daha inceleyeceğim.

Bu hafta rejimde ceviz var. Çok mutluyum.

EN GÜZEL HABERİ SONA SAKLADIM. BEN BUGÜN SPORA BAŞLADIM.

Cumartesi günü bir daha gideceğim.

Diyetisyenim dedi ki, evdeki spor aletimiz ile eğer istersem gün aşırı 30 dakika çalışabilirmişim. Ancak 30 dK çalışma ile eritirmişim sevgili katmanlı yağlarımı.

Kendime bir an önce spor programı yapmam lazım. Aklımdaki ise

Pazartesi - 30 dk ev
Salı- Spor yok
Çarşamba- Spor Salonu
Perşembe- Spor yok
Cuma- 30 dk ev
Cumartesi-Spor Salonu
Pazar- Doğada 1 saat tempolu yürüyüş

Çok mu ağır ve ütopik oldu bu?

Çarşamba iş çıkışı ve Cumartesi sabahı spor salonu için aklımdaki zamanlar. Pazar günleri ise sevgilimle yürüyüş yapmak ve bunu rutine çevirmek istiyorum. Burada iş bana düşüyor...

Bu arada gelecek randevum 3 haziran Cuma günü...

Salı, Mayıs 24, 2005

Zor Geceler

En zor zamanlar evde geçenler. Akşam yemeğinden sonra yatmaya kadar geçen zamanda atıştırmamak için zor tutuyorum. Daha bu ilk hafta ve uzun zaman bu böyle devam etmeli. Sadece zayıflamak ile ilgili değil.
Hayatımın "beslenme" kısmının artık sorun olmaktan çıkması gerekiyor. Olumlu düşünerek ve zamana bırakarak bu sorunu çözmem lazım. Ben zayıfladıktan sonra tekrar kilo alanların en güzel örneğiyim.
Spor konusu en çok korktuğum konu. Yarın diyetisyenim ile birlikte spor programını oluşturacağız. Hımbıllığı bir kenara bırakıp hem kendimin hem de aşkımın sağlığı için spor konusunu çok ama çoook ciddiye almam ve ona göre hareket etmem lazım..

Bilmiyorum başarabilecekmiyim...

O kadar çok korkuyorum ki :(

İlk Hafta Bitiyor...

İnanılmaz bir şekilde ilk haftanın sonuna geliyorum neredeyse. Yarın diyetisyenim ile randevum var ve artık spor programını da oluşturacağız.

Rejim nasıl gidiyor? Aslında fena değil. Bazı ufak tefek atlamalar oldu ama çok sorunlu değildi. Bakalım kilo verebilmiş miyim?

Bakalım devam ettirebilecek miyim?

Şu arlar kendimi motive eden tek şey, rejimle geçen her günün, rejimebaşladığım günden daha iyi ve daha zayıf geçmesi. 1 gram bile olsa rejime başladığım günden zayıf olacağım çünkü.

Aşkımın gelmesi ile birlikte ona da rejim uygulamasına geçeceğim. Bakalım o neler yapacak...

Çarşamba, Mayıs 18, 2005

Zor Anlar hemde ilk günden :(

Ben bu rejim işini hiç ama hiç sevmiyorum...Kilolu olmayı ve giydiklerimin yakışmamasını da sevmiyorum...,Kendimi kötü hissediyorum. Galiba yoksunluk duygusu beni çok kızdırıyor...Yoksunluk duygusu yerine "ay ne güzel su içiyorum vb" gibi klişeler de beni zıvanadan çıkarmaya yetiyor da artıyor.
Bir de şu rejim hususunda herkes herşeyi çok biliyor ya ona kızıyorum ben. Herkes diyetisyen, herkes doktor, herkes benim popomun bekçisi..herkes göbeğimin efendisi...
Zaten oldum olası insanların benim işime karışması hoşuma gitmez. Benim kilom hakkında yorum yapma hakkını kendilerinde görenlere kıl oluyorum.
Bu rejim işi ilk günden beni sallamaya başladı...Bu hiç güzel değil :(

İlk Sabah

Büyük maceranın ilk günü...

İlk sabah ne yazık ki işe geç kaldım :( Koşturmaktan anlamadım bile ne olduğunu...

Evden çıkmadan önce ara öğünde yenecekleri yanıma aldım allahtan. Onları unutunca yemeği de unutuyorum ben.

Su içmeyi unutmamam lazım şimdi gidip kendime kocaman bir bardak su alacağım ve dolu tutacağım. Su içmenin en kötü tarafı tuvalete taşınmak. Bazen tuvalete gitmeye bile üşendiğim için zor geliyor bana...

Bakalım neler olacak, sigarayı bırakmakta gösterdiğim iradeyi zayıflamakta da gösterebilecekmiyim? Sigarayı bırakmanın bana verdiği fazladan 8 kiloyu, az çalışan tirodim nedeni ile yarım bıraktığım rejimlerin acısını bu sefer çıkarabilecek miyim?

Hiç olmadığım kadar hantal ve ağır olduğum bu dönemi atlatabilecekmiyim?

Göreceğiz...

Salı, Mayıs 17, 2005

İlk Randevu

Bugün diyetisyen ile ilk randevum vardı. Daha öncesinde kan testi, kalp kontrolü vb yaptılar. Ayrıca az çalışan tiroidim nedeni ile kullandığım ilaçlar ile ilgili bilgi verdim.
Kibrit kutularına geri dönüş yarın sabah başlıyor...
Spor dahil bir programa başladım ancak ilk hafta spor yokmuş. 25 mayısta ikinci randevumda spora da başlayacağım.
İşin en korkutucu yanları sporda insan içine çıkmak bence. Bu kilolarla öyle utanıyorum ki spor yapmaktan :(
Bu işi bu kez başaracağım.

Sigarayı bıraktığımdan bu yana aldığım kilolar ile birlikte 75 kilo oldum. 6 ayda verilmesi gereken 20 kilo var. Bu kadar kilo aldığımı fark etmemiştim bile...

Büyük yolculuk yarın başlıyor. Yolculuğun önemli her anı zayıflama günlüğüme kayıtlı olacak.

Kendime cesaret, güç, başarı diliyorum...

Star Wars Ep3 gösterime girmeden 1 gün önce
"May the force be with me"

Pazartesi, Mayıs 16, 2005

Resimler

2 kibrit kutusu ile başlayan kahvaltıların etkilerinin yanısıra blog'umu fotoğraflar ile desteklemeyi düşünüyorum. Ancak buradan rejim listesi yayınlamak gibi bir düşüncem yok.
Rejim olayının son derece kişisel olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle sadece ruh halimi ve bir iç dökme durumunu buraya yazacağım.

Bakalım neler olacak...

Macera Başlıyor

ve macera başlıyor...

Uzun bir zamandır yapmam gereken ancak cesaret edip başlayamadığım zayıflama durumuna geçmeye karar verdim...

Yarın akşam diyetisyen ile ilk randevum var...

Gelişmeleri anında burada bulabilirsiniz...